Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve devrimleri hakkında en kapsamlı bilgiler.
25 Mayıs 2013 Cumartesi
Atatürk Geleceği Gören Bir Liderdi
Osmanlı ıslahatçıları çoğu zaman yabancıların öğütleri ve uyarmaları ile yollarını tayin ederlerdi. Atatürk ise tam tersine, gelecek olayları, tam bir açıklık içinde görerek, yabancı devletleri uyarma görevini yapıyordu. “The Caucasus” mecmuasında Atatürk ile Mac Arthur arasında geçen görüşme, bunun başlıca kanıtıdır.
Adı geçen dergide Atatürk ile Mac Arthur arasındaki konuşma şöyle belirtilmektedir. Avrupanın vaziyeti hakkında ne düşündüğünü kendisine soran Mac Arthur’a Atatürk şu cevabı vermiştir: “— Versailles Muahedesi, Birinci Dünya Savaşı’na sebebiyet vermiş olan âmillerden hiçbirini bertaraf etmediği gibi, bilâkis dünün başlıca rakipleri arasındaki uçurumu büsbütün derinleştirmiştir. Zira, galip devletler, mağlûplara sulh şartlarını zorla kabul ettirirlerken, bu memleketlerin etnik, geopolitik ve iktisadî hususiyetlerini asla nazarı itibara almamışlar ve sadece husumet hislerinden mülhem bulunmuşlardır. Böylelikle, bugün içinde yaşadığımız sulh devresi sadece mütarekeden ibaret kalmıştır. Eğer siz Amerikalılar, Avrupa işleriyle alâkadar olmaktan vazgeçmeyerek, Wilson’un programını tatbikte İsrar etseydiniz, bu mütare devresi uzar ve bugün devamlı bir sulha müncer olabilirdi. Bence, dün olduğu gibi yarın da Avrupa’nın mukadderatı Almanya’nın alacağı vaziyete bağlı bulunacaktır. Fevkalâde bir dinamizme malik olan bu yetmiş milyonluk çalışkan ve disiplinli millet, üstelik millî ihtiraslarını kamçılayabilecek siyasî bir cereyana kendisini kaptırdı mı, ergeç, Versailles Muahedesi’nin tasfiyesine tevessül edecektir.”
Atatürk, Almanya’nın İngiltere ve Rusya hariç olmak üzere, bütün Avrupa kıtasını işgal edebilecek bir orduyu kısa bir zamanda teşkil edebileceğini; binaenaleyh harbin 1940-46 yılları arasında başlayacağını; Fransa’nın kuvvetli bir ordu yaratmak için lâzım gelen hassaları artık kaybettiğini ve İngiltere’nin adalarını müdafaa etmek için bundan sonra Fransa’ya güvenemeyeceğini belirtmiş, İtalya hakkında da şunları söylemiştir: “— İtalya, Mussolini’nin idaresi altında şüphesiz büyük bir kalkınmaya ve inkişafa mazhar olmuştur. Eğer Mussolini, müstakbel bir savaşta, İtalya’nın zahirî heybet ve azametini, savaş haricinde kalmak suretiyle, lâyıkı veçhile istismar edebilirse, sulh masasında başlıca rollerden birini oynayabilir. Fakat, korkarım ki, İtalya’nın bugünkü şefi, Sezar rolünü oynamak hevesinden kendini kurtaramayacak ve İtalya’nın askerî bir kuvvet yaratmaktan henüz çok uzak olduğunu gösterecektir.”
Atatürk Amerika’nın geçen savaşta olduğu gibi, bu savaşta da bitaraf kalamayacağını ve Almanya’nın ancak bu Amerikan müdahalesi dolayısıyla mağlûp olacağını da ilâve etmiş ve âdeta kehanet derecesinde olan şu şayanı hayret sözleri söylemiştir: “—Avrupa devlet adamları, başlıca ihtilâf mevzuu olan mühim siyasî meseleleri, her türlü millî egoizmlerden uzak ve yalnız umumun nefıne olarak, son bir gayret ve tam bir hüsnüniyetle ele almazlarsa, korkarım ki, felâketin önü alınamayacaktır. Zira Avrupa meselesi İngiltere, Fransa ve Almanya arasındaki ihtilâflar meselesi olmaktan artık çıkmıştır. Bugün Avrupa’nın şarkında bütün medeniyeti ve hatta, bütün beşeriyeti tehdit eden yeni bir kuvvet belirmiştir. Bütün maddî imkânlarını top yekûn bir şekilde cihan ihtilâli gayesi uğruna seferber eden bu korkunç kuvvet,yeni siyasî metotlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa’da vuku bulacak bir harbin başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya’dır. Sadece Bolşevizmdir. Rusya’nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok harp etmiş bir millet olarak, biz Türkler, orada cereyan eden hadiseleri yakından takip ediyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığı ile görüyoruz- Uyanan şark milletlerinin zihniyetlerini mükemmelen istismar eden, onların millî ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen Bolşevikler, yalnız Avrupa’yı değil, Asya’yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır.” Söz Asya’ya intikal edince, Mac Arthur şöyle demiştir: “—Fikrinize tamamiyle iştirak ediyorum. Avrupa ile Amerika devlet adamlarının asıl tehlikeyi görememeleri, bana da çok endişe veriyor. Böylelikle, hepimizi tehdit eden bir düşmanın, büyük menfaatler temin edebileceği bir savaşa doğru sürükleniyoruz. Bana öyle geliyor ki, Avrupa’da başlayacak bir savaş, behemahal Amerika’ya da sirayet edecektir. Zira, büyük devletlerin Avrupa’daki mağlûbiyetlerini Japonya, Asya’daki emellerini tahakkuk ettirmek için bir fırsat addedecektir. Amerika buna şüphesiz bigâne kalamayacaktır. İster istemez sürükleneceğimiz böyle bir savaşta ise Rusya, Asya’daki nüfuzunu genişletmeğe çalışacaktır. Eğer siyaset adamlarımız, o esnada, Rus yardımını ağır toprak tavizleri pahasına satın almamak dirayetini gösterirlerse ne âlâ, aksi takdirde, biz bir tehlikeyi bertaraf etmeğe çalışırken, onun yerine daha büyüğünü kaim etmiş olacağız. Binaenaleyh, Rusya ile müttefıken yapacağımız bir savaş, Avrupa meselelerini olduğu gibi Asya meselelerini de halletmekten çok uzak kalacaktır. Bitmez tükenmez insan malzemesine malik bulunan ve üstelik Avrupa ile Amerikan sanayicilerinin ihracat pazarı olan Asya, Rusya’nın nüfuzu altına girdiği gün, dava Bolşevizm için halledilmiş olacaktır. Ruslar, bunu bizden daha iyi anladıkları içindir ki, Asya’da ekseriya gözümüzden kaçan büyük bir faaliyet gösteriyorlar. Bugün Çin’in mühim bir kısmı, komünist ajanlarının kontrolü altında bulunmaktadır. Eğer Amerika ve Avrupa devlet adamları, Çin’e lâzım gelen ehemmiyeti vermez ve oradaki komünist aleyhtarı devlet adamlarını desteklemezlerse Japonların mağlûbiyeti, komünistlerin Çin’deki zaferi olabilir. Aynı hal Mançurya, Kore, Hindistan, Hindicini, Birmanya için de varittir. Binaenaleyh, bence, dünyanın mukadderatı, Avrupa değil, Asya’da hallolacaktır.” İki büyük asker arasındaki fikir teatisi bittiği zaman, Atatürk gülerek Mac Arthur’a şöyle demişti: “—Görüşlerimizde tam bir mutabakat var. Fakat temenni ederiz ki, vaziyeti biz yanlış görelim ve dünyanın mukadderatını ellerinde tutan devlet adamları haklı çıksınlar.”
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder