25 Mayıs 2013 Cumartesi

Atatürk'ün Tam Bağımsızlık Yolundaki Mazlum Milletlere Örnek Olması


Atatürkçülüğün başta gelen unsuru olarak gösterdiğimiz tam bağımsızlık ilkesinin gücü o derece etkilidir ki, Atatürk bu gücün yalnız Türk milletini değil, bütün mazlum milletleri de kurtaracağına güvenir ve Türk milletinin zalimlere karşı ayaklanmada ilk örnek olma görevini ifa etmesi dolayısıyla kıvanç duyar.



Her ne kadar Kurtuluş Savaşı’nda Türklerin karşısına Yunan kuvvetleri çıkarılmışsa da aslında Yunanlıların dizginleri emperyalist devletlerin elinde idi. Nitekim Lozan Antlaşması’nda Türkler, Yunanlılarla değil Yunanlıların dizginlerini ellerinde tutan emperyalistlerle mücadele ettiler.

Atatürk 7 Temmuz 1922 tarihinde bu konuda şöyle der: “Türkiye’nin bugünkü mücadelesi yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı, belki daha kısa, belki daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiye büyük ve önemli bir çaba harcıyor. Çünkü savunduğu dava bütün mazlum milletlerin, bütün doğunun davasıdır. Ve bunu sona erdirinceye kadar Türkiye, kendisi ile birlikte olan doğu milletlerinin beraber yürüyeceğinden emindir. Türkiye şimdiye kadar mevcut tarih kitaplarının gereklerini değil, tarihin hakikî gereklerini takip edecektir.”

Bu konu üzerinde 3 Ocak 1922 tarihinde de şöyle der: “Bütün mazlum milletler zalimleri bir gün yok edeceklerdir. O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine yakışan bir sosyal duruma erişecektir. Türk milleti, o zaman önde gidişi ile cidden öğünebilecektir.”

Bütün bu konuşmalardan sonra az gelişmiş ülkelerle emperyalistler hakkında da şunları der: “Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam uzaktan bütün mazlum milletlerin de uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve hürriyetlerine kavuşacak olan, çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki, terakkiye ve raf aha yönelmiş olacaktır. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Emperyalizm yer yüzünden yok olacak ve milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeden yeni bir ahenk ve işbirliği çağı egemen olacaktır.”

Bütün milleti bağımsızlık savaşına çağıran 2 Temmuz 1920 tarihli beyannamesindeki şu sözlerini de belirtmek suretiyle tam bağımsızlığın en önemli unsuru olan iktisadî bağımsızlığa geçeceğim. Atatürk bu beyannamesinde şöyle der: “Yaşamak isteyen milletimizin isteği bir kelimede özetlenebilir ve gayet meşrudur. İstiklâl. Avrupa’nın yöneticilerinden ve sermayedarlarından ayrı olan asıl milletleri bizim hayatımızı bize çok görmüyorlar. Eğer bugün Fransız milleti ile, İtalyan milleti ile, hatta İngiliz milleti ile düşmanlık halinde bulunuyorsak, bu milletlerin seslerini işittirememelerinden ve kendi yöneticilerinin istilâ ve sermaye emelleri için, bizi yok etmelerine ses çıkaramamalarındandır.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder